top of page


Kocamın Karısı / Alice Feeney
Kocamın Karısı: Gerçeğin Kime Ait Olduğu Alice Feeney’nin Kocamın Karısı, basit bir kimlik krizinin içine yerleştirilmiş bir psikolojik gerilim fikriyle başlıyor. Eden Fox koşudan döndüğünde anahtarı evinin kapısını açmıyor. Kapıyı kendisine tedirgin edici ölçüde benzeyen bir kadın açıyor. Ardından kocası geliyor. Kadını tanımadığını söylüyor. Evdeki kadın ise kendisinin Eden olduğunu iddia ediyor. Birkaç sayfa içinde romanın temel sorusu kuruluyor: Bir insan kendi kimliğini.

Makbul Sanat Editör
3 Eki3 dakikada okunur


Kan Meridyeni / Cormac McCarthy
Kan Meridyeni: Batının Kırmızı Yüzü Çölün ortasında bir grup adam ilerliyor. Arkalarında yanmış yerleşimler, önlerinde yeni bir kasaba, yeni bir çatışma ihtimali var. Atların üzerinde silahlar, eyerlerde ganimetler, yanlarında taşıdıkları deriler bulunuyor. Nereden geldikleri bir süre sonra önemini kaybediyor; çünkü bu coğrafyada herkes bir önceki şiddetin içinden çıkıp bir sonrakine doğru ilerliyor. Cormac McCarthy’nin Kan Meridyenini okurken insanın karşısına çıkan dünya bi

Makbul Sanat Editör
3 Eki4 dakikada okunur


Soygun / İskender Pala
Soygun: 1826 İstanbul’unda Bir Suç Hikâyesi İskender Pala’nın Soygunu, 1826 İstanbul’unda geçen bir suç hikâyesini Osmanlı tarihinin önemli kırılmalarından birinin içine yerleştiriyor. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından eski düzenin izleri sürerken devlet yeni bir yapılanma arayışında. Romanın soygun planı da tam bu geçiş döneminde ortaya çıkıyor: Saraya ait değerli bir mücevheri ele geçirmek isteyen beş kişi, farklı becerileri ve geçmişleri üzerinden aynı planın içi

Makbul Sanat Editör
3 Eki3 dakikada okunur


Gece Açan Çiçekler / Tarık Tufan
Gece Açan Çiçekler: Bir Konağın İçinde Biriken Geçmiş Kimi evler insanlardan daha uzun yaşar. Duvarlarında konuşulmamış sözler, kapılarında saklanmış korkular, odalarında unutulmuş hayatlar kalır. Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler romanında Vefa’daki Canfeda Konağı böyle bir hafıza mekânına dönüşüyor. Konağın geçmişi yalnızca bir aileyi anlatmıyor; kuşaklar boyunca taşınan kırgınlıkların, suçların, kayıpların insan ruhunda nasıl iz bıraktığını gösteriyor. Romanın bugünkü zama

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Muhabbet / Virginia Evans
Muhabbet: Mektupların Arasında Bir Kadının Hayata Yeniden Dönüşü Bir mektup yazmak, karşımızdaki kişiye ulaşmak kadar kendimize yaklaşmak da olabilir. Virginia Evans’ın Muhabbet romanı bu basit görünen hareketin içine uzun bir hayatı yerleştiriyor. Romanın başkişisi Sybil Van Antwerp, yetmişli yaşlarında, yazı masasının başına düzenli olarak geçen bir kadın. Kardeşine, eski dostlarına, tanıdığı insanlara, sevdiği yazarlara, editörlere mektuplar yazıyor. Bir kişiye yazdıkları

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Kupa Sevgili / Lily King
Kupa Sevgili: Geçmişin İçinden Yeniden Yazılan Bir Hayat Bir insanın gençliğinde verdiği kararların ağırlığını anlaması için bazen yılların geçmesi gerekir. Lily King’in Kupa Sevgili romanı tam bu gecikmiş fark edişin çevresinde dolaşıyor. İlk bakışta bir üniversite aşkının hikâyesi gibi duran roman, ilerledikçe hafızanın çalışma biçimine, yazarlığın insan hayatını nasıl dönüştürdüğüne, geçmişte bırakıldığı sanılan duyguların bugünün içine nasıl sızabildiğine bakıyor. Romanın

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Huzursuzluğun Kitabı / Fernando Pessoa
Fernando Pessoa’nın Huzursuzluğun Kitabı roman gibi başlayıp roman gibi ilerleyen bir kitap değil. Daha tuhaf bir yerde duruyor. Bir hayatın içinden kopup gelen parçalar var. Düşünceler, gözlemler, sokaklar, yağmur, odalar, çalışma masası, şehir kalabalığı… Sonra bütün bunların arasından kendine bakan bir insan çıkıyor. Bernardo Soares. Lizbon’da bir muhasebeci. Pencereden dışarı bakıyor. Dünyanın hareket ettiğini görüyor. Kendi içinde ise başka bir hareket yaşanıyor. Pessoa’

Makbul Sanat Editör
18 Eyl2 dakikada okunur


Uçurtma / Laetitia Colombani
Bir insanın hayatını değiştirmek için bazen büyük bir karar gerekmez. Kimi zaman bir çocukla karşılaşmak yeter. Laetitia Colombani’nin Uçurtma romanı böyle başlıyor. Geçmişinden uzaklaşmak için Hindistan’a giden Léna, okyanus kıyısında her sabah aynı küçük kızı görmeye başlıyor. Kızın elinde bir uçurtma var. Konuşmuyor. Fakat hikâyenin ilerleyen sayfalarında sessizliği giderek daha fazla şey anlatıyor. Colombani’nin romanında Hindistan dekor olarak kullanılmıyor. Coğrafya, h

Makbul Sanat Editör
18 Eyl2 dakikada okunur


Kırmızı Buğday / Ahmet Büke
Bir romanın ilk sayfasında savaş başlayabilir. Fakat savaşın asıl ağırlığı bazen cephede duyulmaz. Tarlada, evde, sofrada, toprağın kime ait olduğunu belirleyen sessiz kararlarda birikir. Ahmet Büke’nin Kırmızı Buğdayı tam da böyle bir yerden konuşuyor. 2025’te Can Yayınları tarafından yayımlanan roman, 2026’da 55. Orhan Kemal Roman Armağanı’na değer görüldü. Jürinin gerekçesinde Kurtuluş Savaşı’nın toprak mülkiyeti, kırsal dönüşüm, sınıfsal yapı üzerinden ele alınması özelli

Makbul Sanat Editör
18 Eyl2 dakikada okunur
bottom of page
