top of page


Paulo Coelho’nun “Melek” romanı Türkiye’de okurla buluştu
Dünya edebiyatının tanınan isimlerinden Paulo Coelho’nun kendi yaşamından izler taşıyan romanı Melek, Can Yayınları etiketiyle Türkçe yayımlandı. Emrah İmre’nin çevirisiyle okura sunulan roman, 192 sayfalık yeni baskısıyla ekim ayında raflardaki yerini aldı. Coelho’nun erken dönem eserlerinden biri olan Melek, özgün adıyla As Valkírias, ilk kez 1992 yılında yayımlandı. Romanın Türkiye’deki yeni baskısı, yazarın manevi arayış, korku, sevgi, inanç, kişisel dönüşüm gibi temalar

Makbul Sanat Editör
8 Eki1 dakikada okunur


Yaşar Kemal 103 yaşında: Çukurova’da dört gün edebiyat
Yaşar Kemal’in edebiyatını besleyen Çukurova, usta yazarın 103. doğum yılı dolayısıyla kapsamlı bir kültür sanat buluşmasına hazırlanıyor. Çukurova Uluslararası Yaşar Kemal Kültür ve Sanat Günleri, 15–18 Ekim tarihleri arasında Kadirli, Osmaniye ile Yaşar Kemal’in doğduğu Hemite’de gerçekleştirilecek. “Dört Gün, Üç Durak, İnce Memed’in İzinde” temasıyla düzenlenen etkinliklerde edebiyat, tiyatro, sinema, müzik, resim, geleneksel sanatlar, doğa ile halk kültürü bir araya gelec

Makbul Sanat Editör
8 Eki2 dakikada okunur


Kocamın Karısı / Alice Feeney
Kocamın Karısı: Gerçeğin Kime Ait Olduğu Alice Feeney’nin Kocamın Karısı, basit bir kimlik krizinin içine yerleştirilmiş bir psikolojik gerilim fikriyle başlıyor. Eden Fox koşudan döndüğünde anahtarı evinin kapısını açmıyor. Kapıyı kendisine tedirgin edici ölçüde benzeyen bir kadın açıyor. Ardından kocası geliyor. Kadını tanımadığını söylüyor. Evdeki kadın ise kendisinin Eden olduğunu iddia ediyor. Birkaç sayfa içinde romanın temel sorusu kuruluyor: Bir insan kendi kimliğini.

Makbul Sanat Editör
3 Eki3 dakikada okunur


Kan Meridyeni / Cormac McCarthy
Kan Meridyeni: Batının Kırmızı Yüzü Çölün ortasında bir grup adam ilerliyor. Arkalarında yanmış yerleşimler, önlerinde yeni bir kasaba, yeni bir çatışma ihtimali var. Atların üzerinde silahlar, eyerlerde ganimetler, yanlarında taşıdıkları deriler bulunuyor. Nereden geldikleri bir süre sonra önemini kaybediyor; çünkü bu coğrafyada herkes bir önceki şiddetin içinden çıkıp bir sonrakine doğru ilerliyor. Cormac McCarthy’nin Kan Meridyenini okurken insanın karşısına çıkan dünya bi

Makbul Sanat Editör
3 Eki4 dakikada okunur


Soygun / İskender Pala
Soygun: 1826 İstanbul’unda Bir Suç Hikâyesi İskender Pala’nın Soygunu, 1826 İstanbul’unda geçen bir suç hikâyesini Osmanlı tarihinin önemli kırılmalarından birinin içine yerleştiriyor. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından eski düzenin izleri sürerken devlet yeni bir yapılanma arayışında. Romanın soygun planı da tam bu geçiş döneminde ortaya çıkıyor: Saraya ait değerli bir mücevheri ele geçirmek isteyen beş kişi, farklı becerileri ve geçmişleri üzerinden aynı planın içi

Makbul Sanat Editör
3 Eki3 dakikada okunur


Toprağın çığlığı, özgürlüğün destanı: İnce Memed 71 Yaşında.
Ey okur, bir an soluklan! Çukurova’nın sıcağında, Toroslar’ın yamaçlarında bir türkü yükseliyor. Bu türkü, Yaşar Kemal’in kaleminden doğan İnce Memed’in türküsüdür. 1955’te ilk kez okurla buluşan İnce Memed, 71. yılında hâlâ capcanlı, hâlâ isyankâr, hâlâ insan. Yaşar Kemal’in yazma tarzı, bu destanı eşsiz kılan sırdır. Onun kalemi, toprağın kokusunu, insanın acısını, doğanın nabzını taşır. Sanki bir destancı, köy meydanında ateş başında anlatır gibi yazar; cümleleri epik, şii

Makbul Sanat Editör
26 Eyl3 dakikada okunur


Köklerinden Uzak Bir Bahçe: Sinemamızdaki Sanatsal Çoraklık
Türk sineması, bir asrı aşan serüveninde, popüler kültürün renkli aynası olmayı başarırken, sanatsal derinlikte dünya sahnesinde beklenen yankıyı maalesef uyandıramadı. Yeşilçam’ın melodram ve komediyle dolup taşan nehri, seyirciyi dönem dönem kucaklasa da, evrensel bir dil yaratma çabası çoğu zaman sığ sularda kayboldu. Özgün hikâyeler, klişelerin gölgesinde eridi; Anadolu’nun mitolojik ve tarihsel zenginliği, sinema perdesinde yeterince hayat bulamadı. Peki, Türk sineması n

Makbul Sanat Editör
26 Eyl5 dakikada okunur


Don Kişot ile Köroğlu Arasında Bir Alacakaranlık Eski Dünyanın Ölümü mü, Son Epik Nefesi mi?
Kimi hikâyeler bir doğumdan bile daha önce, hatta bir yarayla başlar. Köroğlu Destanı da öyledir. 16. yüzyılın karışık Anadolu’sunda, Celâlî fırtınalarının savurduğu topraklarda bir seyisin gözlerine mil çekilir. O körlükten bir oğul doğar: Ruşen Ali. Sonra o oğul, adını kaderinden alır ve Körün oğlu Köroğlu olur. Bu sadece bir çeşit hesaplaşma ya da intikam hikâyesi değildir; adaletin merkezden dağa sürgün edilmesidir. Köroğlu’nun doğduğu çağda devlet büyüktür ama merhamet k

Makbul Sanat Editör
26 Eyl3 dakikada okunur


Gece Açan Çiçekler / Tarık Tufan
Gece Açan Çiçekler: Bir Konağın İçinde Biriken Geçmiş Kimi evler insanlardan daha uzun yaşar. Duvarlarında konuşulmamış sözler, kapılarında saklanmış korkular, odalarında unutulmuş hayatlar kalır. Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler romanında Vefa’daki Canfeda Konağı böyle bir hafıza mekânına dönüşüyor. Konağın geçmişi yalnızca bir aileyi anlatmıyor; kuşaklar boyunca taşınan kırgınlıkların, suçların, kayıpların insan ruhunda nasıl iz bıraktığını gösteriyor. Romanın bugünkü zama

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Muhabbet / Virginia Evans
Muhabbet: Mektupların Arasında Bir Kadının Hayata Yeniden Dönüşü Bir mektup yazmak, karşımızdaki kişiye ulaşmak kadar kendimize yaklaşmak da olabilir. Virginia Evans’ın Muhabbet romanı bu basit görünen hareketin içine uzun bir hayatı yerleştiriyor. Romanın başkişisi Sybil Van Antwerp, yetmişli yaşlarında, yazı masasının başına düzenli olarak geçen bir kadın. Kardeşine, eski dostlarına, tanıdığı insanlara, sevdiği yazarlara, editörlere mektuplar yazıyor. Bir kişiye yazdıkları

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Kupa Sevgili / Lily King
Kupa Sevgili: Geçmişin İçinden Yeniden Yazılan Bir Hayat Bir insanın gençliğinde verdiği kararların ağırlığını anlaması için bazen yılların geçmesi gerekir. Lily King’in Kupa Sevgili romanı tam bu gecikmiş fark edişin çevresinde dolaşıyor. İlk bakışta bir üniversite aşkının hikâyesi gibi duran roman, ilerledikçe hafızanın çalışma biçimine, yazarlığın insan hayatını nasıl dönüştürdüğüne, geçmişte bırakıldığı sanılan duyguların bugünün içine nasıl sızabildiğine bakıyor. Romanın

Makbul Sanat Editör
21 Eyl2 dakikada okunur


Diyarbakır 10. Kitap Fuarı kapılarını açıyor: Edebiyatın buluşma noktası Mezopotamya
Bir kitap fuarının kalabalığı stantlarda görülür. Asıl hikâye ise imza sıralarında, bir yazarla okurun birkaç dakikalık karşılaşmasında, yıllardır okunmayı bekleyen bir kitabın bir elden diğerine geçmesinde yaşanır. Diyarbakır, 10. Kitap Fuarı ile yeniden bu hareketin merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. TÜYAP ile Türkiye Yayıncılar B

Makbul Sanat Editör
20 Eyl2 dakikada okunur
bottom of page
